Son eklenenler
Anasayfa / Aldatma Seks Hikayeleri / Hatice Bu Ne Şehvet

Hatice Bu Ne Şehvet

Arşiv odasında geçirdiğimiz ateşli saatlerin üzerinden bir hafta geçmiş ve nihayet günlerden cumartesi olmuştu. Sabah uyandığımda geceyi Hatice ile geçirecek olmanın dayanılmaz mutluluğunu yaşıyordum. Tras olup banyo yaptıktan sonra, sağlam bir kahvaltının ardından gazetemi okumaya çekildim. Öğlene doğru kahvemi yudumlarken sevgilim Hatice`ye telefon ettim. Onun da benim de heyecanımız seslerimizden belli oluyordu. Hal hatır edip, koca bir haftayı beraber olmadan nasıl geçirebildiğimiz hakkında konuştuktan sonra, aksam saat 8 sularında onun evinde buluşmak üzere sözleştik. Sabırsız geçen uzun bir bekleyişin ardından, vaktinde orada olacak şekilde evden çıkıp arabamın kontağına basarken, kasıklarım çoktan alevlenmeye, pantolonumun onu kabarmaya başlamıştı. Daha önceden hazırlığını yapmış olduğum hediyelerim ve bir şişe chivas regal viskim yanımdaydı. Bir süre sonra nihayet evinin önündeydim. Zili çaldığımda kalbim gümbür gümbür atıyor, yerimde duramıyordum. İste o,  kapıyı açmış, yüzünde kocaman çok sevimli bir gülümsemeyle gözlerimin içine bakıyordu. Uzun, önü açık, beyaz saten bir sabahlık ve kırmızı tanga giymiş, dolgun göğüslerini sabahlığın yanlarına sıkıştırmış tutarken, iste o muhteşem güzellik karşımdaydı. İçeri davet edip, yanağıma bir öpücük kondurup, elimdekileri teşekkür ederek aldı. Mutfağa doğru giderken arkasından iç geçirerek baka kaldım. Dolgun kalçaları ritmik hareketlerle, sabahlığın arkasını toplayarak salınıyor, uzun sacları dalgalanıyordu. Salona geçmemi isterken, sesinde müthiş bir neşe vardı. Salondaki masanın üzerinde mükellef bir aksam yemeği bizi bekliyordu. Masanın yanında öylece kalakalmışken gelip boynuma sımsıkı sarıldı, kafasını geriye doğru çekti, ışıltılı, parlak gözlerle birbirimizi süzüyor, nasılda birbirimizi özlediğimizi fark ediyorduk. Dudaklarımız buluştu, keyifle öpüşmeye başladık. İncecik beline sarılıp kendime çektim, uzun uzun o şehvetli dudaklardan öptüm. Nasıl da özlemiştim tadını. Birbirimize iltifatlar ederek masadaki yerlerimizi aldık. Kendi elleriyle hazırladığı çok güzel yemeğimizi hoş sohbet yedik. Viskileri alıp, koltukta yan yana oturduk. içtikçe daha bir rahatlıyor, duygularımız daha bir başıboş kalıyorken, o sıcak esmer yumuşak teninde dolasan ellerim Hatice’yi yeniden keşfediyordu. Öpüşmelerimiz ve nefeslerimiz sıklaşmaya, aşkın daveti giderek dayanılmaz olmaya başlamıştı. Kollarımın arasına alarak kaldırdığımda, kucağımda baygın gözlerle ama davetkar bir şekilde tam yine gözlerimin içine bakıyordu. Yatak odası, duvarları pembe boyalı, parlak sari ışıkla aydınlatılmış, içinde saten örtülü kocaman bir karyolayla ve diğer mobilyaların olduğu zevkle döşenmiş bir odaydı. Haticeyi yavaşça yatağa uzattım, soyundum ve o sırt ustu yatarken, dudaklarından başlayıp dolgun, kaymak gibi vücudunun her yerini yavaş ama dilimi en ücra köşelere gezdirip, bastırarak yaladım. İri,taş gibi memelerini ağzımın içine doldurarak emdikçe, pembe uç kısımları giderek şişiyor, bu ziyafeti oburca tüketecekmiş gibi saldırıyor, zaman zaman yanlardan kavradığım memeleri birbirleriyle buluşturup, bir onun bir öbürünün uçlarını emiyordum. Göbek deliğine kadar yaladım, çukurun içine dilimi sokup çevirdim, bu harekete bir sure devam ettirdim. Bacaklarını okşuyor, dolgun basenlerini her kavrayışım da sanki hiç tatmin olamayacakmış, ne yaparsam yapayım, bu bacaklara doymayacakmış gibi hissediyordum. Sikim taş gibi olmuş, bu yumuşacık tene temas ettikçe, vücuduma yayılan rahatlama duygusu, beni bir tur bağımlılığın esaretine sürüklüyordu. İki dolgun baldırın arasına kafamı sokmuş, göbek altından kasık arasına kadar kılları kıvır kıvır kısa, üzerindeki kıllar tras edilip cillop gibi kalmış amcığın, dudakları gergin, kasıklara yapışıktı .Zevk suyu yavaş yavaş gelmekte olan Hatice’nin cillop gibi amcığına yapışıp,bızırını,G noktasını emmeye başladım. Tadı harikaydı, dilimi amından içeriye her sokuşumda, kafamı bastırıyor,”Yala, yala yavrum, koca sikli erkeğim benim, dagıt, amımı, götümü dağıt” diye inim inim inliyordu. Zevkten kendimizden geçmiş, sanki dünya ile bağımızı koparmıştık. Beni kendime, yarağımı memelerinin arasına koyup, başını emdirmek düşüncesi getirdi. Sikimin başı sıcacık ağzında, gövdesi dolgun memelerinin arasındayken, zevk suyum gelmeye başlamış, Hatice daha da bir iştahla yalar olmuştu. Yarrağımın kafası kayganlaştıkça, damağı ile sıkıştırıp hoyratça emiyor, gözleri kapalı inliyordu. Sağ bacağını, göğsümden çaprazlayarak sağ omzuma attım. Baldırlarını, ayağını yalayıp, ayak bas parmağını emdim.

Sol elimle, yukarıya dönmüş olan koca götünün sağ kanadını kavramış hiç bırakmayacak gibi sikiyordum. Diz kapaklarını ve dolgun basenlerini de yalamayı ihmal etmedim. Bir bacağı çaprazlama omzumda olduğu için kendi soluna doğru dönmüş, bu hareketin baskısı nedeniyle dap daracık amcığı kim bilir daha nasıl daralmıştı. Avucuma tükürüp, elimle sikimin başını sıvazladım. Amın tam üzerine sikimin başını yerleştirirken orasının, Hatice’nin ağzından da, götünden de daha sıcak olduğunu düşünüyordum. Sikimin kafası, güçlükle içine girerken gövdesi, iki yana bükülerek dönüyormuş gibi göründü. Üzerine abanıp, omuzlarından kavradım. Yarrağımı, Hatice’nin cillop gibi amcığına gömüp, sapladım. üzerinde kıpırtısız beklerken, katlanan bacağı, amına tüm haşmetiyle dalan yarrağımın yaptığı baskı, Hatice’yi bağırttırmış, iki eliyle saten çarşafları, alt dişleriyle üst dudağını ısırmış, altımda inim inim inliyordu.”Seni öyle bir sikeceğim ki, tüm deliklerini doldurmam için bana yalvaracaksın, orospum benim”deyip, dudaklarına yumulurken, şiddetle pompalamaya başladım. Burnumuzdan hızla soluduğumuz hava birbirine karışıyor, zevk iniltilerimiz, sikisimizin şiddetine şiddet katıyordu. Sırt üstü yatağa uzanıp, Hatice’ye götü bana donuk, dizlerini kapaklarından hafifçe kırarak yarrağımın üzerine oturmasını söyledim. Sikim yeniden fırın gibi amcığıyla buluştu. Koca götü kucağımı doldurmuştu. İri, dolgun memeleri koltuk altlarının yanından çok biçimli oval görüntüleriyle, beni çığırından çıkarıyorlardı. Götünün üzerinde, belinin iki yanındaki çukur gamzelere iki elimin bas parmağını koyup, ince belini kavradım. Sırtının ortasından ense köküne kadar uzanan ince tatlı kavisli çukur ve memelerinin yanlardaki görüntüsü uyum içinde kıvrım kıvrım kıvrılıyor, üzerimdeki koca göt, bunlarla şehvetli bir dans tutturmuş, beni zevk girdabının içine hızla çekiyordu. Yatağa güçle dayadığım ayak topuklarıma dayanarak, ama sokmaya devam ederken, memeler yandan bir asağı bir yukarı zıplıyor, her darbemle o koca göt bayrak gibi dalgalanıyordu. Ellerini geriye doğru atıp, omuzlarıma bastırmış, inim inim inliyordu. Saçları yüzüme doğru dokuluyor, kokusunu hiç doymayacak imiş gibi içime çekiyordum. Omuzlarıma dayadığı elleriyle etimi sıkarken, sikimin kavradığı amcık önce daha bir siki hale gelip, yarağımı kilitleyecekmiş gibi oldu, bunu ardından Hatice’nin zevk çığlığının izlemesiyle beraber, amcık önce büzüştü sonra bir patlamayla yağmur gibi zevk suyunu dışarı verdi. Sikimle amı yırtıyor gibi hissediyor, her darbede uç kısmında aşırı derecede uyarılmış sinirlerden, kasıklarıma kadar bir dolgunluk gerginlik hissediyordum. Götün üzerimde yaptığı baskı, uyarılmış sinirlerimi buyuk bir zevk patlamasına donüştürüp dolumun, yarrağımdan amin en gizemli derinliklerine fışkırmasına yetmişti. Bu şiddetli boşalmaya rağmen durmayıp, sikmeye devam ettim, o muthiş amcığı. Zevk iniltilerimiz, amcığın yarrakla bu muhteşem buluşmasından gelen şapırtılı seslerine karışıyordu. Birbirimizin kollarına halsiz ve buyuk bir rehavet içerisinde düştük. Hatice’yle o gece sabaha kadar, evin banyosunda, mutfağında defalarca birbirimize bu zevkli mutluluğu yaşattık.

Hakkında Telefonda Sex

Bu Kızlarada Bak!

Sohbet Hatları Ücretsiz

Sohbetin en başlıca tarihi sesli konuşmaktan başlayarak günümüze kadar görüntülü olarak ulaşarak bizlere çok şey …