Son eklenenler
Anasayfa / Sex Hikayeleri / Okan`ın Bazukası

Okan`ın Bazukası

Gergin,monoton is yaşantısı,bu güne kadar karşıma çıkmış olan kısmetleri mi ve eski erkek arkadaşımı, nazlarım ve kaprislerimle usandırmış olmam ve hepsinin beni terk etmesi, artık otuzlu yaşlarının başındaki bana fazla geliyordu. Gün aşırı arzu ile doluyor, şişmiş pembe göğüs uçlarımı dilimle yalıyor, ellerimle pürüzsüz esmer tenimi okşuyor, kalçalarım, bacaklarım, hele hele kadınlık organım alev alev yanıyor, kendi kendimi tatmin ediyorum. Eni konu güzelim, beni bir gören ister erkek ister kadın, donup tekrar tekrar bana bakmaktan kendilerini alamazlar. Yüzüm, gözlerim, cildim, saçlarım her zaman çok bakımlı ve çekicidir. Bununla beraber yüreğim hala bomboş, ancak artık aşık olmak, el ele dolaşmak, romantik saatler geçirmek yerine, bir erkeğin yatağını, güçlü bedenini hele hele organını paylaşmak, onu içimin ta derinliklerinde hissetmek için yanıp tutuşuyorum. Çalıştığım yere her gün onlarca insan gelir, çoğu beni görünce isi gücü bırakıp bana kur yapmaya çalışır. Onların bu hali beni iyice narsizme yaklaştırır, kimseyi beğenmez olurum. Keyifli, cıvıl cıvıl bir kadınım. Ancak, hoşlandığım bana deli gibi tapan bir erkekle beraber olabilirim. Ex`im iyi bir erkekti, beni bozduktan, o çok değerli hazinemi günün birinde evleneceğim erkeğe sakladığım, kızlığımı benden bir oyunla aldıktan sonra, benimle evlenmeyeceğini hissettiğim anda ayrıldık. Şimdi düşündüğümde en az onun kadar tecrübesiz ve hatalı davrandığımı anlıyorum, ancak yüreğimin bir yerlerinde de erkeklere karşı bir hınç taşıyorum. Dediğim gibi her gün onlarca erkekle, iş yerimde karşılaşırım. Bir gün, bunlardan birinin beni, iş yerinden çıktıktan sonra gizlice evime kadar takip ettiğini hissettim. Evime girip, perdenin aralığından dışarıyı takip ederken, hala oralarda bir yerlerde dolaşıyor olduğunu fark ettim. Uzun boylu, iri yarı, temiz giyinmiş ve günlük traşlı, bakımlı, çekici, otuz yas civarı bir erkekti. Yalnız yasadığım için, insanlara bir kat daha güvensiz hissediyordum kendimi. Başımdan geçen bu olayın bir tesadüf olduğu düşüncesi ile duşa girdim. Aklımdan bir türlü bu genç adamı çıkaramıyor, onu düşündükçe elim istemim dışı kadınlığıma gidiyordu. Duştan çıkıncaya kadar tam iki defa kendi kendimi tatmin ettim. Güçlü kollarının arasında olmak, tenini tenimde hissetmek için hala yanıp tutuşuyordum. Aradan bir hafta olaysız geçti. Sonra aniden, yine bir gün iş çıkışı bu defa evimin yolunda karşılaştık. Bana yaklaştı. Yüzümde kendisini hatırladığıma ilişkin bir ifade bulunmamasına dikkat ederek bekledim. İsminin Okan olduğunu söyledi, kendisini hatırlayıp, hatırlamadığımı sordu. Tabi ki hatırlamaz dan geldim ve sert bir şekilde benden ne istediğini sordum. Benim bu tavrımdan sonra, gülümseyen yüzü aniden endişeli bir hal aldı. Özür dileyerek, belkide kendisinin beni biriyle karıştırmış olabileceğini söyledi. Israrcı ve insanlara yapışkanlığıyla rahatsızlık verecek birinden çok garip bir şekilde ses tonu ve tavırları ile güven verecek birine benziyordu. Bir süre öylece birbirimize bakmış dururken, neden sonra hatırlamış gibi yaparak, daha önce benim is yerime gelip gelmediğini sordum. Böylece konuşmamız az önceki gerginliğinin yerini, daha rahat bir seviyeye bıraktı. Bununla beraber o hala lafı ağzında geveliyor, sıradan sorularını ağzının içinde yari anlaşılır yarı anlaşılmaz mırıldanıyordu. Cesaret kırıcı tavrımın yerine daha neşeli bir tavır takınarak, bu adamın niyetinin ne olduğunu ortaya çıkarmaya çalıştım. Bazen bakışlarımı ayak uçlarıma doğru yere eğiyor, sonra aniden onun konuşmasının orta yerinde yüzüne gülümseyerek bakıyordum. Neden sonra benimle bir yerlere gidip oturmak ve konuşmak istediğini söyledi. Tabi ki işlerimin yoğun olduğunu söyleyerek reddettim.

Hem benim bir erkek arkadaşım var dedim. Bu olaydan sonra günlerce onu düşündüm, takip ediyor mu diye her gün eve gelirken bakındım durdum. Ama göremedim. Sonra bir gün iş yerindeyken, çıkageldi. Yine bir iş takibi ile meşguldü. Canlı, dipdiri, son derece şık giyimli ve o iri yari bedeninin her yanından güçlü kasları bir büst gibi belli oluyordu. Hal hatır ederek işi yaptık. Erkek arkadaşımın nasıl olduğunu sorarken, parlak dişleriyle yüzüme tatlı tatlı gülümsüyordu. Kendimi tutamayıp,bu aralar görüşmediğimizi, dertleşecek birine ihtiyacım olduğunu söyleyiverdim. Yalandı tabi ama tüm kızlar yapmaz mı zaten bunu. Nedense her zaman da isler bu taktik. Neyse o gün bir kafede oturmak üzere sözleştik. O ve ondan sonraki günler giderek ilişkimiz yoğunlaştı, daha sık buluşuyor, telefonla konuşuyorduk. Akşamları eve gelip, yalnız yatağıma yattığımda onu düşünmeden duramıyor, kendimi tatmin ediyor sonra boğazın temiz havasını ciğerlerime çekmek için balkona çıkıyor, ne yapsam uyuyamıyordum. Sonunda bu düşüncelerle onu evime davet etmeye karar verdim. Teklifimi büyük bir sevinçle kabul etti. İşte beklediğim an gelmiş, evimde beraberdik. Balkonda oturmuş çaylarımızı yudumluyorduk, öyle mutluydum ki. Bir ara boğazın sularını iki yana püskürterek gecen bir gemiyi görmek için ayağa kalktık. Ben balkon korkuluğuna yaslanmış, o arkamda başını omzumun üzerine doğru uzatmış, ilik nefesi çıplak enseme çarpıyor, geçen gemiyi seyrediyorduk. Çok heyecanlanmıştım, kalbim çılgın gibi atıyordu. Nefesini her hissedişim de, ensemden sırtıma doğru ürperiyordum. Kaçmak gibi bir teşebbüs de bulunmadığımı anlayınca biraz daha sokuldu. Artık kasıklarını kalçamda hissediyordum. Sıcak, sıcacıktı bu temas. İki yana saldığım ellerim, balkon demiri üzerindeyken, ellerini ellerimin üzerine koyarak, kulağıma benden çok hoşlandığını fısıldadı. Kafamı çevirerek gözlerinin içine gülümseyerek baktım, sonra yine geminin artık uzaklaşırken ardında bıraktığı köpükten ize takıldı gözlerim. Biraz daha sokularak artık kalçalarımı kasıkları arasına almış, güçlü kolları yandan tüm bedenimi sarmıştı. Arkamda bir sertlik hissediyor, belimi istemim dışı çevirip kalçalarımı oynatarak organını yakalayıp hiç bırakmamaya çalışıyordum. Giderek sertleşen organı, tas gibi kalçalarımın arasını zorluyordu. Yavaş ve nazik bir hareketle elinden tutup, salona çektim Okan’ı. Bir şey konuşma gereği duymadan, dudaklarımız ihtirasla buluştu. Sert elleri, iri kalçalarım da gezinirken içim ürperiyor, geniş omuzlarını, göğüslerini, gergin adaleli kollarını okşuyordum. Yavaşça birbirimizi soyduk. Yanaklarından başlayarak, boynundan göğüsünden ve karnından öperken, kadınlığım aşka gelmiş, vücudumun her yeri alev almış yanıyor,organım bir enginar gibi şişmiş, sulanmıştı. sıcacıktı. Karnına kadar öptüm. Külotunun üzerinden organını ovuşturup, yavaşça aşağı doğru sıyırdım. Organı, damarları şişmiş, uç kısmı kıpkırmızı genişleyerek patlamak üzere olan buyuk bir çiçeğin tomurcuğu görünümündeydi. İri, uzun ve çok kalındı. Önce uç kısmına küçük öpücükler kondurarak, elimde gövdesinden kavradım. Sonra ucunu ağzımın içine alıp emmeye başladım. Emdikçe ağortlarım içeri doğru çöküyor, dilimin arasında hissettiğim kayganlığını damağıma sürtüp, emişimi güçlendirdikçe, aldığım zevk arttıkça artıyordu. Kendimi çılgın bir ritme kaptırmış, bazuka gibi organın tamamını boğazıma kadar sokmuştum. Gözlerimi kaldırıp ara ara, Okan’ın yüzüne bakıp,onunda aldığı zevki yüzünde görmek, şehvetimi, şehvetimizi kat kat depreştiriyor du. Onun da elleri boş durmuyor, yüzümü saçlarımı seviyor, omuzlarımı, boynumu, sırtımı ve kalçalarımı güçlü okşamalarla adeta alıp geri vermeyecekmiş gibi kendisine doğru çekiyor, inlemelerimiz arasında kah sevgi sözcükleri ediyor, kah galiz ama tahrik kar küfürler ediyordu. Ağzımın içindeki sert kaygan organ kocaman olmuş, derisini bir aşağı bir yukarı çekip bırakırken, emmeye devam ettim. Sanki yıllardır erkeksiz gecen zamandan intikam alıyor gibiydim. Bir elimle sert, dar kalçalarını kavramışken, diğer elim organında bir aşağı bir yukarı derisini çekip, emmeye devam ediyor, bu ritmde kendimizden geçmiş, zevk tünelinin içinde yönümüzü bulmaya çalışıyorduk. Dilimi çıkarıp, uç kısmının çevresini, deriye kadar olan kısmını, keskin darbelerle yaladım. Bu hareketim Okan’ıma çok buyuk bir zevk verdi, yüzündeki ifade arzularımın kontrolden çıkmasına yetmişti. Torbalarına kadar organının gövdesini ve o muhteşem torbalar ile içindeki iki küçük yaramaz topu dudaklarımın arasına kıstırarak yaladım. Gövdesinin alt kısmından organını, uç noktasına kadar defalarca yaladım. En sonunda organının tamamını,boğazıma kadar ağzıma sokarak emerken, ağzımın içine yayılan, sıcak, mayhoş tohumlarını yutmaya başladım. Erkeğimi zevk içinde görmek ve mutlu etmiş olmak, tüm kadınlığımı depreştiriyor, son damlasına kadar tohumlarını yutabilmek için, dilimle, dudaklarımla organına saldırıyor, elimle siki siki kavradığım organını o son damlaya ulaşıncaya kadar emmeyi bırakamıyordum. Okan, elektrik çarpmış gibi geriye doğru kaçacakmış gibi hareketler yapıyor, ellerini yumruk yapmış sıkıyor, dişleri sıkı sıkı kapanmış dudaklarının arasından, hızlı hızlı nefes alıyor, sonra ağzının içindeki bu havayı, ıslık çalarmış gibi kesik, kesik sık aralıklarla dışarı doğru üflüyordu. Arkasındaki koltuğa düşercesine oturduğunda, gözlerimi gözlerinden ayırmadan, ayak ucuna doğru bir kedi gibi kıvrıldım…Daha önümüzde koca bir gece vardı.

Hakkında Telefonda Sex

Bu Kızlarada Bak!

Azman ve Kardeşi

Merhaba arkadaşlar size azman ın sex hikayesini anlatacağım. istanbul’dan sevgi ben 22 yaşındayım bir gün …